SKDM Çimento Sektörünü Nasıl Etkiler?
SKDM, 1 Ocak 2026’dan itibaren AB’ye ihraç edilen klinker ve çimentonun gömülü emisyonlarına karbon maliyeti yüklemektedir. Çimento, SKDM kapsamında dolaylı emisyonların da hesaba katıldığı ürün gruplarından biridir; bu nedenle sektör açısından gerçek emisyon verisinin doğrulanması ve varsayılan değerlerin yol açabileceği ek maliyet belirleyici önem taşımaktadır.
SKDM çimento sektöründe hangi ürünleri kapsamaktadır?
SKDM Tüzüğü’nün Ek I’inde çimento grubunda klinker, portland çimentosu, alüminyumlu çimento, diğer hidrolik çimentolar ve kalsine kil gibi ürünler yer almaktadır. Kapsam, ürünlerin Kombine Nomenklatür (KN) kodlarına göre belirlendiğinden, ihracatçıların ürünlerinin GTİP kodlarının KN karşılıklarını kontrol etmesi gerekmektedir.
Türkiye, AB’nin klinker ve çimento ithalatındaki başlıca tedarikçilerden biridir. Bu nedenle SKDM, Türk çimento sektörü için AB pazarındaki rekabet koşullarını doğrudan etkilemektedir.
Çimentoda gömülü emisyon nasıl hesaplanır?
Çimento üretiminde emisyonların üç ana kaynağı bulunmaktadır:
- Kalsinasyon: Klinker üretiminde kireçtaşının ayrışmasıyla açığa çıkan karbondioksittir. Yakıttan bağımsız bir süreç emisyonu olduğu için yalnızca enerji verimliliğiyle azaltılamamaktadır.
- Fırın yakıtı: Klinker fırınlarında kullanılan yakıtlardan kaynaklanan emisyonlardır.
- Elektrik: Öğütme ve diğer süreçlerde kullanılan elektriğin üretiminden kaynaklanan emisyonlardır. Çimento, SKDM’de dolaylı emisyonların hesaba katıldığı ürünler arasındadır.
Çimentonun gömülü emisyonu, büyük ölçüde içerdiği klinker oranına bağlıdır. Klinker oranının düşürülmesi, sektörde emisyon azaltımının başlıca yollarından biridir.
Varsayılan değerler neden risk oluşturmaktadır?
Gerçek emisyon verisi sunulamadığında, Avrupa Komisyonu’nun belirlediği varsayılan değerler kullanılmaktadır. Bu değerler, gerçek verinin sunulmasını teşvik etmek için ihtiyatlı olarak belirlenmektedir.
Türkiye Çimento Sanayicileri Birliği’nin (TÜRKÇİMENTO) Şubat 2026 tarihli açıklamasına göre, geçiş döneminde AB’ye ihracat yapan üyelerin beyan ettiği gerçek veriler gri çimento klinkeri için ton başına yaklaşık 0,88 ton CO2 düzeyindeyken, AB mevzuatında Türkiye için uygulanan varsayılan değer ton başına 1,551 ton CO2’dir. Bu fark, gerçek verisini doğrulatamayan ihracatçılar için önemli bir ek maliyet anlamına gelmektedir.
SKDM yükü yıllara göre nasıl artacaktır?
SKDM kapsamındaki sektörlerde AB ETS’deki ücretsiz tahsisat kademeli olarak kaldırılmakta, SKDM yükü ise buna paralel olarak artmaktadır. Gömülü emisyonların SKDM sertifikasına tabi olan payı yıllara göre şöyledir:
- 2026: yüzde 2,5
- 2027: yüzde 5
- 2028: yüzde 10
- 2029: yüzde 22,5
- 2030: yüzde 48,5
- 2031: yüzde 61
- 2032: yüzde 73,5
- 2033: yüzde 86
- 2034: yüzde 100
Bu takvim, ilk yıllarda maliyetin sınırlı kalacağını, ancak 2030’dan itibaren hızla artacağını göstermektedir.
Türkiye ETS’nin çimento sektörüne etkisi nedir?
Çimento, Türkiye ETS’nin pilot döneminde kapsama alınan beş sektörden biridir. Türkiye’de ödenen karbon fiyatı, SKDM Tüzüğü’ndeki koşullar çerçevesinde, AB’de teslim edilecek sertifika sayısından düşülebilmektedir. Bu nedenle Türkiye ETS, SKDM maliyetinin bir kısmının yurt içinde kalmasına imkân tanıyabilmektedir.
Türkiye’de çimento tesisleri, 2015 yılından bu yana AB ile uyumlu bir izleme, raporlama ve doğrulama sistemi kapsamında emisyonlarını raporlamaktadır. Bu altyapı, gerçek verinin SKDM’de kullanılması açısından önemli bir avantaj sağlamaktadır.
Sık sorulan sorular
SKDM yükümlülüğü kime aittir?
Yükümlülük, AB’deki yetkili SKDM beyan sahibine, yani ithalatçıya aittir. Ancak gömülü emisyon verisinin sağlanması ve doğrulanması Türk üreticiye düşmektedir.
Gerçek emisyon verisi nasıl doğrulanır?
Gerçek emisyon verileri, AB SKDM mevzuatına göre akredite edilmiş doğrulayıcılar tarafından doğrulanmaktadır. Doğrulanmış veri sunulamadığında varsayılan değerler uygulanmaktadır.
Ücretsiz ön değerlendirme
Şirketiniz Türkiye ETS veya SKDM kapsamında mı?
Birkaç soruyu yanıtlayın, hangi yükümlülüklerin sizi ilgilendirdiğini görün.